Anasayfa / Dualar / Telbiye Duası

Telbiye Duası

Telbiye, hac sırasında “Lebbeyk” demektir. Telbiyede Allah’ın davetine icabet etmekten söz edilmektedir ki bir manası da icabet etmektir.
Telbiye dille ve erkeklerde yüksek sesle yapılır. Hanefilere göre telbiye, ihrama girmenin şartlarındandır. O halde telbiyesiz ihram sahih olmaz. İhrama girildiğinde telbiyeyi bir kez okumak farzdır. Hal ve hareketlerin değişikliğinde tekrarlamak ise sünnettir. Malikilere göre telbiye vaciptir. İmam Şafii ile İmam Ahmed’e göre ise sünnettir. Hacı adayının Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye devam etmesi gerekir.

Telbiye, ihramın niyet ile birlikte bir rüknüdür. Dolayısıyla yapılmak istenen hac veya umreye niyet ettikten sonra yüksek sesle aşağıdaki telbiye duasının (zikrinin) okunması gereklidir. Kadınlar hafif sesle telbiye getirirler. Yalnız niyet veya yalnız telbiye ile ihrama girilmiş olmaz.

Abdullah b. Ömer (r.a)’dan şöyle demiştir:
Ben telbiyeyi Rasûlüllah (s.a.v)’in (mübarek ağzından) aldım (öğrendim). O şöyle buyuruyordu: “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’lmülke lâ şerike leke” “Tekrar tekrar icabet sana Ya Rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Senin ortağın yoktur. Her emrini ifaya hazırım. Hiç şüphe yok ki, hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk (kâinatın mutlak hükümranlığı) senindir. (Bunların hiç birinde) senin ortağın (ve benzerin) yoktur” (Müslim, Sahih, Kitabü’l-Hacc, 3; İbn Mâce, Sünen, Menasik, 15; Ebû Dâvud, Menasik, 26).

TELBİYE DUASI

Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnnel-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk lâ şerîke lek.

TELBİYE DUASI ANLAMI: “Buyur Allahım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrindeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.”

D.İ.B. tarafından hazırlanan Haccı Anlamak kitapçığındaki Telbiye ile ilgili şu bölümü istifadenize sunuyoruz:
“Telbiye”, seferberlik emrine uyarak cephe için gerekli hazırlıklarını tamamlamış, üniformasını giymiş, silahını kuşanmış bir askerin, komutanının huzuruna çıkarak “Emret komutanım!” tekmili vermesine benzer. İhram zırhını giyen hacı, “Buyur Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur!” derken, Kâbe’sine çağıran Rabbinin karşısında, huzurunda olduğunu hisseder. “Davetini duydum, emrine uydum, huzuruna geldim, bütün benliğimle ve içtenliğimle emrindeyim!” der ve bunu birçok davranışıyla günlerce ispatlamaya çalışır. Bu sözler, dünyanın dört bir tarafından gelen, renkleri, dilleri, ülkeleri ve kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri aynı milyonlarca Müslüman’ın hep birlikte seslendirdikleri ortak bir and, ortak bir parola olarak kutsal iklimde sürekli yankılanır. Tevhid inancına bağlılığı ve Allah’tan başkasına asla kul köle olunamayacağını anlatan telbiye, İslam dininin müminlere kazandırdığı en önemli ortak noktalardan birini ifade eder:

Lebbeyk Allâhümme lebbeyk!
Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk!
İnne’l-hamde ve’n-ni’mete
leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek!

“Buyur Allah’ım buyur! Emrindeyim buyur!
Buyur Allah’ım! Senin asla ortağın yoktur.
Buyur Allah’ım! Şüphesiz hamd sana mahsustur.
Nimet de senindir, mülk de senin. Senin asla ortağın yoktur.”

Hacı, haccın en önemli sloganı ve şiarı olan telbiye ile Hz. İbrahim vasıtasıyla kendisine yapılan ve Hz. Muhammed (s.a.s.) tarafından yenilenen çağrıya koştuğunu, kayıtsız şartsız, kaygısız ve endişesiz bir şekilde teslim olduğunu açıkça ifade etmiş olur. Her ne emrolunduysa yapmıştır. Haramları terk etmekle kalmamış, ihramla birlikte bazı helalleri de terk etmiştir. Rabbinin rızasını elde edebilmek için tavaf ve sa’y edecek, Arafat’ta ve Müzdelife’de vakfeye duracak, Mina’da şeytanı ve taraftarlarını protesto edecek, kurban kesecektir.

Hacılar… Allah çağırdı, onlar nice zorluklarla Rablerinin huzuruna geldiler. Kendilerine emredilen hac görevlerini Peygamberlerinin öğrettiği gibi yaptılar ve her şeyleriyle Yüce Yaratıcı’nın emrinde olduklarını kanıtladılar. O’nun buyruklarına boyun eğmenin gerçek kulluk olduğunu, nefislerinin esaretinden ancak bu şekilde kurtulabileceklerini “Lebbeyk: Emrindeyim Allah’ım!” diyerek hem söylemleriyle, hem de eylemleriyle ispatladılar. Tıpkı şehit olacağını çok iyi bildiği hâlde, dini ve vatanı uğruna canını seve seve vermek isteyen bir askerin, düşman kalesine sancağı dikme emri karşısında hiç tereddüt etmeden çok sevdiği ve saydığı komutanına “Emret komutanım!” demesi gibi…

Müslüman, telbiyeyi hacda belli yerlerde ve zamanlarda söyler. Ancak hacdan sonra hâl ve hareketleriyle bunu sürekli dile getirmeli, kendisine hayat verecek her türlü ilahî buyruk karşısında sürekli “Emret Allah’ım, emrin olur Allah’ım!” bilinciyle hareket etmelidir. Namaz, oruç, zekât, dürüstlük, emanet, adalet, samimiyet… Hepsi için “Emrine amadeyim Allah’ım!” diyebilmelidir.

TELBİYE DUASI DİNLE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir