Anasayfa / Hac / Hac-Umre Yasakları ve Cezaları

Hac-Umre Yasakları ve Cezaları

Hac veya umre için ihrama girmiş olanların din yönünden yapmaları yasak olan şeylere “cinayetü’l-hac” (hac yasakları) denir. Bu işlerde kasıt, yanılma, hataya düşme ve unutma birdir. Ancak kasten yapılması günahtır. Cezadan başka tövbe ve istiğfar etmek icap eder.
Kırân haccına niyet eden kimse ihram yasaklarından birini işlemesi halinde, biri umrenin diğeri de haccın ihramı olmak üzere her bir cinayet için iki ceza gerekir. Sadece umre veya hac ile ilgili cinayetler sebebiyle ise tek ceza ödenir.
Umre tavafının abdestsiz yapılması gibi sadece umreyi veya Müzdelife vakfesi gibi sadece haccı ilgilendiren bir vâcibin terki ile ilgili cinayetler sebebiyle ise tek ceza ödenir. Hac ve umre yasakları şunlardır:

A) HAC ve UMREYİ BOZUP KAZÂSINI GEREKTİREN CİNAYETLER
1. Hac için ihrama girdikten sonra, Arafat vakfesinden önce cinsel ilişkide bulunan kimsenin haccı bozulur. Ancak fâsid olan bu haccı bırakmayıp tamamlaması, daha sonraki yıllardan birinde kazâ etmesi ve işlediği cinayet sebebiyle bir dem (koyun veya keçi) kesmesi gerekir.
2. Umre için ihrama girdikten sonra tavafın en az dört şavtını tamamlamadan cinsel ilişkide bulunan kimsenin umresi bozulur. Bu kimsenin umreyi tamamlaması, işlediği cinayet sebebiyle bir dem (koyun veya keçi) kesmesi ve bozulan umreyi kazâ etmesi gerekir.

B) BEDENE (DEVE veya SIĞIR KESMEYİ) GEREKTİREN CİNAYETLER
1. Arafat vakfesinden sonra (yani tıraş olup ihramdan çıkmadan önce) cinsel ilişkide bulunmak.
2. Ziyaret tavafını cünüp olarak yapmak. Kadınların âdet ve lohusalık halleri de cünüplük hükmündedir.

C) DEM (KOYUN veya KEÇİ KESMEYİ) GEREKTİREN CİNAYETLER
Bunlar da haccın vâciplerinden birini terketmek, geciktirmek veya ihram yasaklarına uymakla ilgili cinayetler olmak üzere iki kısımdır.
a) Haccın vâciplerinden birini terketmek veya zamanında yapmamakla ilgili cinayetler:
1. Mîkatı ihramsız geçmek. Şayet hac veya umre ibadetlerinden hiçbir şey yapmadan geri mîkata dönülerek ihrama girilirse ceza gerekmez.
2. Sa’yin tamamını veya çoğunu terketmek.
3. Müzdelife vakfesini özürsüz olarak terketmek. Hastalık, yaşlılık veya izdiham sebebiyle Müzdelife’de vakfeyi yapmayanlara bir şey gerekmez.
4. Şeytan taşlamayı hiç yapmamak veya bir günde atılması gereken taşların yarıdan çoğunu atmamak.
5. Ziyaret veya umre tavafının son üç şavtını veya sadece birini yapmamak.
6. Mîkat dışından gelen hacıların vedâ tavafını terketmesi veya çoğunu yani dört ya da daha çok şavtını yapmaması.
7. Ziyaret veya umre tavafını abdestsiz, vedâ veya kudüm tavafını cünüp olarak yapmak. Ziyaret veya umre tavafını abdestsiz, vedâ veya kudüm tavafını cünüp olarak yaptıktan sonra bunları guslederek veya abdest alarak iade eden kimseye ceza gerekmez.
8. Arafat’tan güneş batmadan önce ayrılmak.
9. Belirli zaman ve yerde yapılması gereken menâsiki yerinde ve zamanında yapmamak (İmâm-ı Âzam’a göre ziyaret tavafını bayram günlerinden sonra yapmak, tıraşı Harem bölgesi dışında veya bayram günlerinden sonra olmak gibi).
10. İhramdan çıkmak için Harem bölgesi dışında (veya bayram günlerinden sonra) tıraş olmak.
11. Tertibe uymamak. Kurban bayramının ilk günü Akabe cemresine taş atmak, kurban kesmek ve tıraş olmak arasında tertibe uymak İmâm-ı Âzam’a göre vâciptir. Bu sıra bozulursa ceza kurbanı gerekir.
b) İhram yasaklarına uymamakla ilgili cinayetler
1. Bir defada ve aynı yerde vücudun veya bir organın tamamına güzel koku sürmek. Bir organın tamamına değil de bir kısmına koku sürülürse sadaka vermek yeterli olur.
2. Bir organa yağ sürmek veya süs için kına gibi şeyle boyamak. Tedavi için sürülen ilâç, merhem veya kokusuz yağlar için bir şey gerekmez.
3. Bir tam gün veya gece süresince elbise, çorap ya da topukları kapalı ayakkabı giymek; başı ve yüzü örtmek.
4. Saç, sakal veya vücudunun bir başka organını tıraş etmek. Saç veya sakalın yahut başka bir organın dörtte birinden azının tıraş edilmesi sadaka vermeyi gerektirir.
5. Aynı yerde bir defada bütün tırnakları veya bir el yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesmek. Kendiliğinden kopan veya kırılan tırnaklar için bir şey gerekmez. Bir el veya ayaktaki tırnakların tamamı değil de bir kısmı kesilirse her biri için sadaka vermek gerekir.
6. Tıraş olup ihramdan çıktıktan ve fakat ziyaret tavafını yapmadan önce cinsel ilişkide bulunmak.
7. İhramlıyken cinsel ilişkiye yol açacak davranışlarda bulunmak (Eşini şehvetle öpmek, şehvetle tutmak, okşamak, oynaşmak gibi…). Şehvetle bakma ve düşünme sonunda boşalma olsa bile ceza gerekmez.
c) Özür sebebiyle ihram yasaklarına uyulmaması
İhram yasakları bir mazaretle de yapılsa yine ceza gerekir. Ancak bu yasaklar meselâ hastalık veya geçirilen bir
kazâ sebebiyle başın tıraş edilmesi, örtülmesi yahut elbise giydirilmesi gibi kendi iradesi dışında gelişen bir mazeretle yapılırsa ceza olarak mutlaka dem (koyun veya keçi) kesmek gerekmez. Böyle bir durumla karşılaşan kişi sebest olur, ister peş peşe ya da aralıklı olarak üç gün oruç tutar, isterse altı yoksula birer fıtır sadakası kadar bağış yapar, bir yoksula altı gün fıtır sadakası verse de olur, yahut Harem bölgesinde bir dem keser.
Bilgisizlik, yanılma, unutma, baskı, tehdit gibi mazeretlerle işlenen yasaklar için serbestlik yoktur, onun bir koyun veya keçi kurban etmesi gerekir.

D) FITIR SADAKASI KADAR SADAKA VERMEYİ GEREKTİREN CİNAYETLER
1. Vücuttan herhangi bir organın tamamına değil de bir kısmına güzel koku veya yağ sürmek.
2. Başının, sakalının dörtte birinden daha azını tıraş etmek.
3. Bir tam gün veya bir tam geceden daha az bir zaman dikişli elbise, topukları kapatan ayakkabı giymek veya başı örtmek.
4. Bir el veya ayağın tırnaklarından bir kısmını (beşten azını) kesmek. Yahut bir el veya ayağın tırnaklarının tamamını ayrı ayrı yerlerde yahut değişik zamanlarda kesmek. Bu takdirde her bir tırnak için ayrı sadaka verilir.
5. Kudüm, vedâ veya herhangi bir nâfile tavafı abdestsiz yapmak.
6. Vedâ tavafının veya sa’yin dördüncü şavttan sonraki şavtlarını eksik bırakmak. Eksik kalan her şavt için ayrı sadaka verilir. Kudüm tavafında ise eksik şavtlar için bir şey gerekmez.
7. Cemrelere eksik taş atmak. Eksik kalan her taş için ayrı sadaka gerekir.
8. Başkasını tıraş etmek. Bu kimse ister ihramlı ister ihramsız olsun farketmez. Başkasına dikişli elbise giydirmek veya koku sürmekle bir şey gerekmez.
9. Üç veya daha fazla haşere, bit veya çekirge öldürmek.

E) MİKTARI BELİRSİZ BİR MİKTARDA TASADDUKTA BULUNMAYI GEREKTİREN CİNAYETLER
1. Üçten az haşere, bit veya çekirge öldürmek.
2. İhramsız kişinin tırnak veya bıyığını kesmek.
3. Vücuttan üçten az kıl koparmak.

F) BEDEL ÖDEMEYİ GEREKTİREN CİNAYETLER
Bunlar, karada yaşayan av hayvanlarıyla Harem bölgesinin av ve bitkileriyle ilgili olanlar olmak üzere iki kısımdır.
a) Karada yaşayan av hayvanlarıyla ilgili olanlar
İhramlı iken karada yaşayan av hayvanı avlanırsa bu hayvanın kıymeti takdir edilir. Takdir edilen meblağ her birine bir fıtır sadakası miktarından daha az veya daha çok olmamak üzere yoksullara dağıtılır. Veya her fıtır sadakası miktarı için bir gün oruç tutulur. Yahut da eğer bu meblağ ile bir hedy (deve veya sığır) satın alınabiliyorsa, Harem bölgesinde bir hedy kesilir.
Takdir edilen meblağ hedy bedelinden fazla ise artan kısmın tasadduk edilmesi gerekmez. Eti yenilen av hayvanları için bir koyun veya keçi bedelinden daha fazla kıymet takdir edilebilirse de fil, aslan, kaplan gibi eti yenmeyen hayvanlara daha fazla kıymet takdir edilmez.
Av ölmemiş fakat yaralanmış veya zarar görmüşse sağlam durumu ile kusurlu hali arasındaki kıymet farkı takdir edilir. Verilen zarar iyileştikten sonra hayvanda bir eksiklik bırakmazsa ceza ödemek gerekmez.
b) Harem bölgesinin avları ve bitkileriyle ilgili olanlar
Harem bölgesiyle ilgili yasaklar sadece ihramlılar için değildir. Bu bölgenin avının avlanması, kendiliğinden biten her türlü yaş ağaç, bitki ve otlarının kesilmesi veya koparılması ihramlı-ihramsız herkese yasaktır.
Harem bölgesinin avını avlayan kimse, kıymetini sadaka olarak bir fakire verir. Bunun yerine oruç tutmak caiz olmaz.
Bu bölgede kendiliğinden biten ve insanlar tarafından ekilip dikilen cinsten olmayan ağaç ve bitkileri kesip koparan kimsenin bunların bedelini sadaka olarak vermesi gerekir. Bunları sahibinin kesmesi ceza gerektirmez.
İnsanlar tarafından ekilip dikilen veya insanların ekip diktiği cinsten olan ağaç ve bitkilerin kesilip koparılmasından dolayı ise bir ceza gerekmez.

CİNAYET CEZA ve KEFARETLERİNİN ÖDEME ZAMANI ve YERİ
Hac ve umrede işlenen bir cinayet cezasını ödemek için belirli bir süre yoktur. Cinayetin işlenişinden ömrün sonuna kadar her zaman ödenebilir. Çünkü bütün kefâretler gecikmeli olarak yapılabilecek vâcip türündendir. Ancak işlenen cinayetin hac veya umrede meydana getirdiği kusuru bir an önce gidermek daha faziletlidir
Vefatına kadar ödemeyen ve ödenmesini vasiyet de etmeyen kimse günahkâr olur. Vasiyet olmadığı halde mirasçıların bağış ve hediye olarak ödemeleriyle de borç eda edilmiş sayılır.
Söz konusu kefâretlerden oruç, sadaka ve bedelini ödeme cezalarının ödeneceği belirli bir yer yoktur. İstenilen her yerde bunlar eda edilebilir. Ceza kurbanları ise ister deve veya sığır, ister koyun veya keçi olsun diğer hedy kurbanları gibi ancak Harem bölgesinde kesilir.
Gerek sadakaların gerekse bu kurbanların etlerinin sadece Harem bölgesindeki yoksullara verilmesi ve yedirilmesi gerekmez. Diğer yerlerdeki yoksullara da verilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir