Anasayfa / Hac / Haccın Fazilet ve Faydaları

Haccın Fazilet ve Faydaları

Hac hem bedende olan sıhhat ve selâmetin hem de mal varlığının bir şükür görevi olup bunun farz kılınmasında birçok hikmet ve fayda vardır.

1. Gerçek bir hac, müslümanı günahlardan tertemiz eder, ona güzel bir terbiye sebebi olur, nurlu ve edepli bir hayat kazandırır, ayrıca ebedî saadet yurdunda cennet bileti olur. Hadis-i şerifte şu müjdeler verilmiştir:
“Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınırsa annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak döner. ” (Buhari, Hac, 4; Müslim, Hac, 438)
“Kabul olunmuş bir hac, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Kabul edilmiş bir haccın karşılığı ancak cennettir.” (Buhari, Umre, 1; Müslim, Hac, 437, Tirmizi, Hac, 2)

2. Hac ve umreye gidenlerin duası kabul edilir. Onlar Allah’ın elçileridir, gerideki müslümanların temsilcileridir, kendileri ve mümin kardeşleri için yaptıkları dualar geri çevrilmez, muhakkak bir karşılık verilir. Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bu hususta şöyle buyurmuştur:
“Hacca ve umreye gidenler müslümanları temsilen Allah’ın huzuruna giden heyetlerdir. Allah’a dua ederlerse kabul eder, günahlarının bağışlanmasını isterlerse bağışlar.” (İbni Mace, Menasik, 5; İbn Hibban, Sahih, nr.4594)

3. Hac ile din tamam olur. Beş temel farzın yerine getirilmesi, İslâm binasının tamamlanması demektir. Hac yapmayan kimse, bu ibadetin fayda ve faziletlerinden mahrum kalır. Haccın mâna ve sırrı, onu yapmakla anlaşılır, ondaki tat, içinde iken alınır. Ancak mümin fakir ise mazurdur, o da hac niyeti ve hasretiyle sevap alabilir.

4. Hac müslümanların birlik ve dirlik sebebidir. Çeşitli ülkelerden mukaddes topraklara gelen ve renkleri ayrı olan müslümanların tek gaye etrafında bir araya gelmesi ve hep birlikte Allah’a yönelmesi İslâm kardeşliğini güçlendirmek içindir. Gerçek bir hac, müslümanların birbiriyle tanışmalarını, birbirinin dert ve sıkıntılarına çare bulmalarını, maddî ve mânevî fayda görmelerini temin eder.

5. Hac bir ölçü ve aynadır; insanın iman ve akıl seviyesini ölçer, nefsinin huylarını ortaya çıkarır, sabır seviyesini gösterir ve onu sabra alıştırır. Hac yolculuğu gerçekten meşakkatli bir yolculuktur. Bu yolda yorgunluk, güneş, kalabalıkların izdihamı, farklı insanlar, değişik tabiatlar, türlü davranış biçimleri ve imtihanlar insanı beklemektedir. Bütün bunlar ancak sabırlı olmakla aşılabilir, insanın sabrı da iman ve terbiye seviyesince olur, insan hac ile kendi nefsini tanımış olur, sabrını ve terbiye seviyesini ölçer, noksanı varsa onların derdine düşer, düşmelidir.

6. İnsan hacda Hz. İbrahim’den beri ibadet edilen Kâbe-i Muazzama’yı civarındaki mübarek yerleri, İslâmiyet’in cihana yayıldığı mukaddes mekânları ziyaret etmek ve görmekle heyecan duyar. Dinî duyguları ve mâneviyatı kuvvetlenir. Kendini Cenâb-ı Hakk’a daha yakın hisseder ve oradaki ibadetlerine kat kat sevap verilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir