Anasayfa / Hac / Haccın Sünnetleri

Haccın Sünnetleri

Sünnetlerin yerine getirilmesi haccın sevap ve faziletini artırır. Mazeretsiz terki mekruhtur. Ancak bu terkten dolayı herhangi bir ceza gerekmez. Peygamber Efendimiz (s.a.v), “Hac vazifelerini benden öğreniniz, benim yaptığım gibi yapınız” (Nesai, Menasik, 220) buyurmuştur.
Haccın sünnetleri iki çeşittir. Müstakil olan aslî sünnetler ve diğer menasike bağlı olan fer‘î sünnetlerdir. Fer‘î sünnetler, tavaf, sa’y, vakfe, şeytan taşlama gibi görevler anlatılırken açıklanmıştır.

Haccın aslî sünnetleri şunlardır:
1. Kudüm Tavafı. Mekke’ye geliş tavafı demektir. Bu tavaf, Mekke dışından gelip ifrad ve kırân haccı yapan kimselere sünnettir. Bu tavaf, Arafat vakfesinden önce yapılır. Fakat Mekke’ye varılınca geciktirilmeden yapılması müstehaptır. Ziyaret tavafı gibi yapılır. Ancak haccın sa’yi bu tavaftan sonra yapılmayacaksa ıztıbâ’ ve remel yapılmaz.
Arafat vakfesinden sonra kudüm tavafı yapılmaz. İfrad haccı yapan kimseler Mekke’ye uğramadan doğrudan Arafat’a çıkarlarsa, kudüm tavafı yapmazlar. Özel halleri sebebiyle kudüm tavafını yapamadan Arafat’a çıkan kadınlar için de bu tavaf gerekmez.
2. Hac Hutbeleri. Hacda üç yerde hutbe okunması sünnettir. Birinci hutbe arefe gününden bir gün önce Mekke’de, Harem-i şerifte öğle namazından önce okunur. Hacla ilgili hükümler anlatılır ve tek hutbe olarak okunur. İkinci hutbe, arefe günü Arafat’ta Nemire Mescidi’nde cem’-i takdîm ile kılınan öğle ve ikindi namazlarından önce okunur. Cuma gününde olduğu gibi iki hutbe okunur. Burada da hacla ilgili hükümler anlatılır. Üçüncü hutbe bayramın ikinci günü Mina’da öğle namazından önce okunur. Tek hutbe olarak okunur.
3. Arefe Gecesini Mina’da Geçirmek. Zilhiccenin sekizinci günü olan terviye gününde güneş doğduktan sonra Mina’ya gelmek o günkü öğle, ikindi, akşam, yatsı ve ertesi günkü sabah namazları dahil beş vakit namazı kılıp geceyi burada geçirmek sünnettir. Bu durumda Arafat’a buradan gidilir.
4. Bayram Gecesini Müzdelife’de Geçirmek. Arefe günü güneş battıktan sonra, Arafat’tan Müzdelife’ye gelindiğinde bayram gecesini burada geçirmek sünnettir.
5. Bayram Günlerinde Mina’da Kalmak. Eyyâm-ı nahr denilen kurban kesme (zilhiccenin on, on bir ve on ikinci) günlerinde bütün eşyasıyla birlikte Mina’da kalmak ve orada gecelemek sünnettir.
6. Mina’dan Mekke’ye dönüşte Muhassab veya Batha vadisinde bir müddet dinlenmek sünnet-i kifâyedir. Bunu hacıların bazılarının yapması kâfidir. Diğer sünnetler, hac ibadetleri anlatılırken sayılmıştır.

HACCIN EDEPLERİ
Hac yolculuğunda bulunacak kimselerin gözetecekleri edeplerin başlıcaları şunlardır: En başta gelen edep, hac için güzel bir niyet kurmak ve hacca sadece Allah rızâsı için gitmektir. Gösteriş ve desinler diye hacca asla gitmemelidir. Hac sırasında dünya ticareti helâl olmakla birlikte, hacda asıl hedef âhiret ticareti, kalp huzuru, gönül temizliği, ahlâk güzelliği ve nefis terbiyesidir. Ayrıca şunlara da dikkat etmelidir.
1. Haccı helâl bir kazançla yapmak. Sırf haram mal ile hac yapılmaz, helâl-haram karışık mal ile yapılan hac sahih ise de sevabı az olur veya hiç olmaz.
2. Üzerinde kul hakkı varsa onu ödeyerek hak sahibiyle helâlleşmek.
3. Hacca gitmeden önce günahlar için tövbe etmek. Kazâya kalmış oruç ve namaz gibi ibadetler varsa mümkün mertebe onları kazâ etmek.
4. Hacca kiminle ve nasıl bir vasıtayla gitmesi gerektiği hususunda bilgi ve tecrübesi olan kimselerle istişare etmek.
5. Gösterişten, gurur ve kibirden, dikkat çekici şekilde süslenmekten sakınmak, ihlâs ve tevazu içinde olmak.
6. Yola çıkmadan önce dost ve yakınların ziyaretine gitmek, helâlleşmek, onlardan dua istemek.
7. Yolculuğa çıkarken ve döndükten sonra iki rek‘at namaz kılmak. Bu namazın birinci rek’atında zammı sûre olarak Kâfirun, ikinci rek’atında ise ihlâs sûrelerini okumak.
8. Haline uygun, anlaşabileceği, kendisine maddî mânevi yol gösterecek, yardımda bulunacak, sabır ve tavsiye edecek yol arkadaşları seçmek.
9. Yolculuk esnasında yol arkadaşları ile çekişmekten sakınmak. Kimseye eziyet etmemek. Haremeyn ehline (Mekke ve Medine halkına) hürmetli olmak.
10. Gerek yol boyunca, gerekse hac esnasında vaktini boş şeylerle değil; ibadet, zikir, şükür, tesbih, salâvat, Kur’an okuma ve istiğfarla geçirmek. Evrad ve ezkâra devam etmek.
Kısaca hacının bütün düşüncesi önündeki ibadet olmalı, kalbini geride kalan boş dert ve düşüncelerden uzak tutmalı, lüzumsuz sözlerden hiç konuşmamalı, gönlü hoş, gözü yaşlı, tevazu içinde bulunmaya çalışmalı, devamlı rahmete muhtaç olduğunu bilmeli, günahlardan temizlenmeyi, haccının kabulünü istemeli ve ümitle o rahmeti beklemelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir