Anasayfa / Hac / Hacda Vekalet

Hacda Vekalet

Hac ibadetiyle mükellef olan bir kimse farz olan haccını bizzat yerine getirmekten âciz olması halinde vekil tayin ederek yaptırması câizdir. Farz olan haccın bedel tarafından yapılan hacla, yerine getirilmiş sayılabilmesinin şartları şunlardır:

1. Adına haccedilecek kişi vefat etmiş veya yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan hastalık, kadının birlikte yolculuk yapacağı mahreminin bulunmaması gibi sebeplerle, bizzat haccetmekten ölünceye kadar âciz olmalıdır. Bir mazeret dolayısıyla kendi adına haccettiren bir kimsenin söz konusu mazeretinin ölümünden önce kalkması durumunda yeniden hac yapması gerekir. Körlük ve yatalaklık gibi mazeretler bu hükmün dışındadır.

2. Adına haccedilecek kişiye hac, önceden farz olmuş olmalıdır. Üzerine hac farz olmayan kişi adına vekâleten yapılan hac nâfile olur. Bu kişiye daha sonra hac farz olursa bizzat haccetmesi; haccetmekten âciz olması halindeyse tekrar bedel göndermesi gerekir.

3. Bedel gönderilecek kişinin müslüman, akıllı, ergenlik çağına ulaşmış veya mümeyyiz olması gerekir. Henüz bulûğa ermemiş mümeyyiz çocuk bedel olarak başkası adına haccedebileceği gibi, kadının da başkası adına vekaleten haccetmesi câizdir. Bedel gönderilecek kişinin daha önce haccetmiş olması efdal ise de şart değildir.

4. Vekil ihrama girerken sadece gönderen adına niyet etmelidir. Vekil kendisi için de niyet ederse kendi adına haccetmiş olur, aldığı paraları iade etmesi gerekir.

5. Vekil için ücret şart koşulmamalıdır. Çünkü hac ibadettir. İbadetler ücretle değil ancak Allah’ın rızâsını kazanmak için yapılır. Vekil, masrafları için kendisine verilen parayı israf etmeden ve aşırı kısmadan normal şekilde harcar. Artan miktarı dönüşünde iade eder. Bunun geri alınmayıp hediye olarak vekile bırakılmasında bir sakınca yoktur.

6. Bedel gönderilen kişinin hac masrafının tamamı veya çoğu gönderen tarafından karşılanmalıdır. Ancak, vâris bu hükmün dışındadır.

7. Adına haccedilen kişi kendisi için haccetmesini vekilden istemiş olmalıdır. İzin veya vasiyeti olmadan bir kimse adına başkası tarafından yapılan hac ile o kimse üzerindeki hac borcu düşmüş olmaz. Ancak vâris ölenin vasiyeti olmasa bile onun yerine kendi malından hac yaparsa, ölü bu borçtan kurtulur.

8. Vekil, haccı bizzat kendisi yapmalıdır. Hastalık, tutuklanma gibi bir mazeretle gönderenin bilgi ve izni dışın
da vekil görevi başkasına devrederse aldığı parayı iade etmesi gerekir. Ancak bu konuda yetkili kılınmışsa yerine başkasını vekil edebilir.

9. Vekil gönderenin isteğine uymalı, onun istediği haccı yapmalıdır. İfrad haccı istenildiği halde vekil temettu’ haccı yaparsa, gönderen adına değil kendi adına haccetmiş olur. Aldığı parayı iade etmesi gerekir. İfrad haccı istenildiği halde kırân haccı yaparsa İmâmı Âzam’a göre hüküm yine aynıdır. İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed’e göre ise istihsanen gönderen adına haccetmiş sayılır. Gönderen ifrad, temettü veya kırân haccından birini ismen belirtmeksizin sadece hac yapılmasını istemişse ifrad haccı istenmiş olduğu kabul edilir. Ancak “dilediğini yap” gibi bir ifade ile seçimi vekile bırakmışsa vekil dilediği haccı yapabilir.

10. Adına haccedilmesini vasiyet eden kişi sarfedilecek paranın miktarını ve vekilin nereden gönderileceğini belirlemişse buna uymak gerekir. Şayet belirlememişse vasiyet edilen para veya mirasın üçte biri yeterliyse vekil, adına haccedilecek kişinin memleketinden; yeterli değilse yettiği yerden gönderilir.

11. Vekil, gönderen adına yapılacak hac ibadetlerini tamamlamadıkça kendisi için umre yapmamalıdır.

12. Vekil, yürüyerek değil vasıtaya binerek haccetmelidir. Vasıta ücretini kendisine alıkoymak için yürüyerek haccederse kendisi adına haccetmiş olur.

Başkası adına yapılacak nâfile hac için, vekilin müslüman, akıllı ve mümeyyiz olması; adına haccettiği kişi için ihrama girmesi ve haccı ücret karşılığı yapmaması şartları yeterlidir.
Başkası adına hacceden vekil, haccı ifsat ederse aldığı parayı iade eder, iradî olarak işlediği cinayetler için ödenecek fidye ve ceza kurbanlarının bedellerini kendisi öder. Gönderenin izniyle bile olsa temettü’ veya kırân haccı yaptığı takdirde, kırân ve temettü’ kurbanlarını da kendi parasıyla keser.
Hac farz olduğu halde sağlığında bu vazifeyi yerine getiremeyenlerin bedel gönderilmesini vasiyet etmeleri vâciptir. Hac için yapılan vasiyetler mirasın üçte birini geçmemelidir. Hac masrafları mirasın üçte birinden az olursa mirasçılar vasiyeti yerine getirmekle yükümlüdür. Kâfi gelmezse vasiyetin yerine getirilmesi mirasçılar üzerine vâcip olmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir