Mesh

MESTLER ÜZERİNE MESHETMEK
Mest, ayakları topukları ile birlikte kaplayan, 5 km yol yürümeye dayanıklı olan, içine kolayca su geçirmeyen bağsız ayakta durabilen deri ve keçe gibi maddelerden yapılan ayakkabılardır.

Abdest aldıktan sonra ayaklarına mest giyen kimse tekrar abdest alırken mestlerini çıkarmayıp, üzerlerine meshetmesi yeterlidir. Bu, dinimizin müslümanlara gösterdiği bir kolaylıktır.

Yolcu olmayanlar 24 saat müddetle her abdest alışta mestler üzerine meshederler. 24 saat geçince bu süre bittiğinde abdest alırken yine ayakların yıkanması gerekir. Dinen misafir olanlar için bu süre, üç gün üç gece, yani 72 saattir. Meshin süresi, mesti ayağa giydikten sonra abdest bozulduğu andan itibaren başlar. Mestleri giyiş zamanına bakılmaz.

Mestler Üzerine Şöyle Meshedilir:
Abdest alınıp sıra ayaklara gelince; önce sağ elini ıslatıp üç parmakla (parmaklar açık olarak) sağ ayağın ucundan başlayarak, ayak bileğine doğru , topuğu aşmak üzere mestin üzeri bir kere sıvanır. Sonra sol el ıslatılarak sol ayak da böyle meshedilir. Mestlerin altı meshedilmez. Ayaklara farz olan meshin miktarı (alan itibarıyla) ayak parmaklarının en küçüğüyle üç parmak kadardır.  Şafiilere göre bir parmak ucu kadar da olsa sahihtir.

MESHİN CAİZ OLMASININ ŞARTLARI
Mestler üzerine meshin caiz olması için şu şartların bulunması lazımdır:
1- Mestler abdestle (ayaklar yıkanmış olarak) giyilmiş olmalı.
2- Mestler ayak topuklarını kaplamış olmalı. Topuklardan kısa olan mestler üzerine meshedilmez.
3- Mestler en az üç mil (5554 m.) veya daha fazla yol yürüyecek kadar yürüyüşe dayanıklı olmalı.
4- Her bir mestte ayak parmaklarının küçüğü ile üç parmak kadar delik, yırtık, sökük olmamalı.
5- Mestler ayakta bağsız durabilecek kadar kalın olmalı.
6- Mestler, dışarıdan aldıkları suyu hemen içine çekerek ayağa ulaştıracak bir halde olmamalı.
7- Mest giyecek kimsenin her ayağının ön tarafından elin küçük parmağı ile en az üç parmak yer bulunmalı.

Eğer ayakların ön tarafını kaybetmiş ve üç parmak kadar yer kalmamış ise meshedemez, ayaklarını yıkaması gerekir. Bir ayağı böyle olup diğer ayağı sağlam olsa bile her ikisini de yıkar, sağlam ayağını meshetmesi caiz olmaz.

MESHİ BOZAN ŞEYLER
1- Abdesti bozan herşey
Bu sebeple yeniden abdest alırken mestler üzerine meshetmesi gerekir.
2- Mestlerin ayaktan çıkması veya çıkarılması
Bu durumda olan kimse eğer abdestli ise sadece ayaklarını yıkar, mestlerden biri çıksa bile her iki ayağını da yıkaması gerekir. Abdestli değilse abdest alıp ayaklarını yıkar.
3- Mest müddetinin sona ermesi
Mest müddeti bittiği vakit eğer abdest devam ediyorsa mestleri çıkarıp ayakları yıkamak yeterlidir. Abdest devam etmiyorsa yeniden abdest alıp ayaklar da yıkanır.
4- Mesh edildikten sonra mestlerin birinde ayak parmaklarının en küçüğü ile üç parmak kadar bir yırtık, delik veya sökük meydana gelmesi. Şafiilere göre yırtık, delik veya sökük az da olsa meshi bozar.

SARGI ÜZERİNE MESHETMEK
Vücudun herhangi bir yerinde kırık veya yaradan dolayı sargı varsa; bu sargı abdest organlarından birinde ise abdest alırken, vücudun başka bir yerinde ise gusül yaparken sargı çözülüp altı yıkanır. Eğer sargıyı çözüp altını yıkamak zararlı olursa sargıyı çözmeye gerek yoktur. Bu durumda el ıslatılarak sargının üzerine bir kere meshedilir.
Yara üzerinde ilaç bulunup da üzerinde sargı bulunmazsa bunu yıkamak zarar vermediği taktirde üzerine su akıtılarak yıkanır, su zararlı olursa yıkanmaz, sadece meshedilir. Meshetmek de zarar verirse o da terk edilir.
Yapılacak meshin bütün sargıyı kaplaması gerekmez. Çoğunluğu meshetmek yeterlidir.
Üzerine mesh edildikten sonra sargı değiştirilecek olursa tekrar mesh etmek gerekmez.
Sargının abdestli iken sarılma şartı da yoktur. Sargı üzerine mesh etmenin belirli bir süresi yoktur. Özür devam ettikçe sargı üzerine mesh yapılır. Henüz özür ortadan kalkmadan sargı açılsa mesh bozulmuş olmaz. Ancak sargı yara iyileştiği için düşecek olursa artık sargı üzerine mesh caiz olmaz.

ŞAFİİLERE GÖRE SARGININ HÜKMÜ
Bir uzuv kırılır veya yaralanırsa bağlanıp sarılması tabiidir. Ancak sağlam olsaydı gusülde veya abdestte yıkanması gereken bu uzuv için şunlar yapılır;
Birincisi: Sağlam yerleri yıkamak.
İkincisi: Sargı üzerine mesh etmek, (sargının tama­mının mesh edilmesi gerekir)
Üçüncüsü: Kırık veya yaralı olan tarafın üzerinde sargı bulunduğundan, yerine teyemmüm etmek. Ab­destte, bu teyemmüm, sargılı uzvun yıkanacağı sırada, yıkanmadan evvel veya yıkandıktan sonra diğer uzva başlamadan önce olacaktır. Yani tertibe riayet edilecek­tir. Cünüpte tertib mevzu bahis değildir.
Dördüncüsü: Sargı abdest azalarında olursa abdestli olması; başka bir yerde olursa cünüp olmaması icap eder.
Beşinci: Sargının kırık ve yaralı olan yerden başka bir yer kapsamaması gerekir. Ancak sargının bağlana­bilmesi için muhtaç olduğu yerin sargının altında kalma­sında beis yoktur. Fakat cünüblük için bir teyemmüm kafi gelir.
İki uzuv üzerinde sargı olursa abdest için iki teyem­müm alınacak.
Sargılı uzuv teyemmüm azalarından birisi olursa, ab­dest almak ve teyemmüm etmekle beraber iyileştikten sonra o hâlde kılınan namazın iade edilmesi gerekir. Zi­ra abdest eksik olduğu gibi teyemmüm de eksiktir. Yine sargılı uzuv teyemmüm azalarından biri olmaz, fakat abdestsiz iken sargı bağlanmış ise namazın iade edil­mesi gerekir.
Şayet yaralı veya kırık uzvun üzerinde sargı olmaz­sa iki şey icap eder. Birincisi teyemmüm etmek. İkincisi sağlam tarafı yıkamaktır.
Uzuv iyileştiğinden sargı çözülürse, abdestli olduğu takdirde onu ve ondan sonraki uzuvları yıkamak lazım gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir