Anasayfa / Namaz Hocası / İmama Uyanın Halleri

İmama Uyanın Halleri

İmama uyan kişi müdrik, lâhik ve mesbuk olmak üzere 3 durumda olabilir; namazı bütün olarak imamla kılan müdrik, namaza sonradan yetişen mesbuk, namaza imamla başlayan fakat namazın bir kısmını imamla kılamayan kimse lahiktir. Şimdi imama uyanın hallerini teker teker inceleyelim:

MÜDRİK
Namazı bütünü ile imamla birlikte kılan kimseye “müdrik” denir. İlk rekâtın rükûuna yetişen kimse de o rekâta yetişmiş dolayısıyla müdrik olmuş olur. Bu kimse ayakta iftitah tekbirini alır, sonra rükûa varır ve bu rekât namazdan sayılır.
Namazı cemaatle kılmanın ecri, münferit kılmaktan yirmi yedi derece fazla olduğundan şu durumlarda tek başına kılınan namaz bırakılarak imama uyulur.
A. Bir kimse tek başına farz namaz kılmaya başladıktan sonra, bulunduğu yerde o farz cemaatle kılınmaya başlansa:
– Eğer secdeye varmamışsa namazı bırakır, imama uyar ve cemaat sevabı kazanır. Bu müstehaptır.
– Eğer bir kere secdeye varmış olur ve kıldığı namaz sabah ve akşam namazı bulunursa yine bırakır ve imama uyar.
– Eğer ikinci rekât için secdeye varmış ise, artık bırakmaz tamamlar, imama uymaz. Çünkü o vakitte sabah namazının sünnetinden başka nafile kılınamayacağı gibi üç rekatlı bir namaz da nafile olarak kılınamaz.
– Öğle, ikindi ve yatsı gibi dört rekâtlı bir farz ise, kıldığı bir rekâta bir rekât daha ilave eder, teşehhütte bulunur, selam verip imama uyar. Önceden kıldığı o iki rekât nafile olmuş olur.
– Böyle bir namazın üçüncü rekâtında bulunup da henüz secdesine varmamış ise, hemen ayakta veya oturarak selâm verip imama uyar, tek başına kıldığı iki rekât namaz bir nafile olmuş olur.
– Fakat bu namazın üçüncü rekâtının secdesini yapmış bulunursa, artık bunu tamamlar, farzı yerine getirmiş olur. Ancak bu namaz, öğle veya yatsı ise tek başına kıldığı farzdan sonra imama yine uyabilir, imamla kılacağı namaz nafile olur. Fakat ikindi namazı kılmışsa sonradan imama uyamaz. Çünkü ikindi namazından sonra nafile namaz kılmak mekruhtur.
B. Nafile namaz kılmaya başlayan kimsenin yanında cemaatle namaza başlansa:
– Bu nafileyi iki rekât olmak üzere kılar, bundan sonra selâm verip cemaate katılır.
– Üçüncü rekâta kalkmış ise, onu da dördüncü rekât ile tamamlamadıkça namazını kesmez.
– Ancak nafile namaza başlayan kimse, kılınmaya başlanan bir cenaze namazını kaçırmaktan korkarsa, nafile namazı hemen bırakır, cenaze namazı için imama uyar, sonra nafileyi kaza eder.
C. Cemaatle sabah namazının kılınmaya başladığını gören kimse, cemaate yetişeceğini zannederse hemen sabah namazının sünnetini kılar, sonra imama uyar. Ancak imama yetişemeyeceği kanaatinde ise hemen imama uyar, artık bu sünneti kaza da etmez. Eğer sünnete başlamış ise, tamamlar, artık bırakmaz.
D. Öğle, ikindi ve yatsı namazlarının cemaatle kılınmaya başlandığını gören kimse, hemen imama uyar, sonra öğlenin dört rekât sünnetini kaza eder, ikindinin sünnetini ise vaktin keraheti dolayısıyla kaza edemez. Yatsının dört rekât sünnetini ise, gayr-ı müekked bir sünnet olduğu için dilerse kaza eder, dilerse etmez.

LÂHİK
Namaza imamla beraber başladığı hâlde, uyku, dalgınlık ve abdesti bozan bir hâl sebebiyle namazın tamamını veya bir kısmını imamla beraber kılmayan kimseye “lâhik” denir. Lâhik için en güzel olan, namaza yeniden başlamasıdır. Ancak, namazın içindeki gecikmeleri namaz içinde tamamlayıp imama uymaya devam eder.

MESBUK/NAMAZA SONRADAN YETİŞEN
Namazın başında değil, birinci rekâtın rükûundan sonra imama uyan kimseye “mesbuk” denir. Başlıca meseleleri şunlardır:
1. Mesbuk tek başına nasıl namaz kılıyorsa, yetişemediği rekâtları da öylece kılar.
2. Mesbuk; imama açıktan okunan namazda yetişirse Sübhaneke’yi okumaz, imamı dinler. Fakat kılamadığı rekât için kalktığında Sübhaneke’yi okur. İmama gizli okunan rekâtta yetişirse Sübhaneke’yi okur.
3. Mesbuk, imama sabah namazının ikinci rekâtında yetişirse tekbir alır ve susar. Son oturuşta sadece Ettehiyyatü’yü okur, imam sağına ve soluna selâm verince hemen ayağa kalkar, imam ile kılamadığı birinci rekâtı kılmaya başlar. Sübhaneke ve Euzü-Besmele’den sonra Fatiha zamm-ı sûre okur. Rükû ve secdede bulunarak namazını tamamlar.
4. Akşam namazının ikinci rekâtında imama uyan kimse de birinci rekatı üçüncü maddedeki şekilde kılar.
5. Mesbuk, akşam namazının son rekâtında imama uysa, Sübhaneke’yi okur, imamla birlikte o rekâtı kılar, son oturuşu yapar, imam selâm verdikten sonra kalkar Sübhaneke ve Euzü-Besmele’den sonra Fatiha ve zamm-ı sûre okur, rükû ve secde yapar, oturur. Sadece Ettehiyyatü’yü okur, ayağa kalkar. Besmele, Fatiha ve zamm-ı sûre okur, rükû ve secdeyi yapar, oturur.
Ettehiyyatü’yü, salâvatları ve duaları okur, selâm vererek namazını tamamlar. Bu durumda üç defa teşehhütte bulunmuş olur. İkinci rekâtın sonunda hata ile oturmayacak olsa sehiv secdesi gerekmez. Çünkü bu rekât bir yönüyle birinci rekât mesabesindedir.
6. Akşam namazında imama son oturuşta yetişen kimse imam selâm verdikten sonra kalkar Sübhaneke ve Euzü-Besmeleden sonra Fatiha ve zamm-ı sûreyi okur, rükû ve secde yapar. İkinci rekâta kalkar. Besmeleden sonra Fatiha ve zamm-ı sûre okur, rükû ve secde yapar, oturur. Sadece Ettehiyyatü’yü okur, ayağa kalkar. Besmele ve Fatiha’dan sonra rükû ve secde yapar, oturur. Ettehiyyatü’yü, salâvatları ve duaları okur, selâm verir, namazını tamamlar.
7. Mesbuk dört rekâtlı namazın dördüncü rekatında imama uysa, son oturuşta imam selâm verdikten sonra Allahü Ekber deyip ayağa kalkar. Sübhaneke, Euzü- Besmele ile Fatiha ve zamm-ı sûre okuduktan sonra rükû ve secdeleri yapıp oturur ve yalnız Ettehiyyatü’yü okuyup ayağa kalkar. Ayakta Besmele ile Fatiha ve zamm-ı sûre okunduktan sonra rükû ve secdeleri yapıp tekrar ayağa kalkar. Yalnız Besmele ile Fatiha’yı okuduktan sonra rükû ve secdeleri yapar ve oturur. Ettehiyyatü’yü, Salli-Barik ve duaları okuyup selâm verir.
Son rekâtın rükûundan doğrulduktan sonra imama uyan kimse imam selâm verince Allahü Ekber diyerek ayağa kalkar. Baştan sona kadar bütün rekâtlarını kılarak namazını tamamlar.
8. Mesbuk, dört rekâtlı namazların üçüncü rekâtının kıyamında imama uysa, son oturuşta sadece Ettehiyyatü’yü okur. İmam selâm verdikten sonra ayağa kalkar. Sübhaneke ve Euzü-Besmele’den sonra Fatiha ve zamm-ı sûreyi okur, rükû ve secde yapar, ayağa kalkar. Besmeleden sonra Fatiha ve zamm-ı sûre okur, rükû ve secdeye gider, teşehhütte oturur ve namazını tamamlar.
9. Mesbuk, dört rekâtlı namazların ikinci rekâtında imama uysa, son oturuşta Ettehiyyatü’yü okur, imam selâm verdikten sonra ayağa kalkar. Sübahaneke’yi okur. Euzü-Besmele ve Fatiha’dan sonra zamm-ı sûre okur, rükû ve secdeyi yaparak oturur. Ettehiyyatü’yü, salâvatları ve duaları okuyarak namazını tamamlar.
10. İmama rükûda iken uyan kimse o rekâta yetişmiş olur. Kılamadığı rekâtları sonradan tamamlar. İmama secde veya oturuş esnasında yetişen kimse hemen iftitah tekbirini alır ve oturur. Sübhaneke’yi okumaz. İmam selâm verdikten sonra ayağa kalkar ve kılamadığı rekâtları kılar. Şayet son oturuşta yetişmişse normal olarak dört rekâtlı bir farz namazı kılar.
11. İmam selâm vermeden önce mesbukun kalkıp kalan kısımları tamamlaması uygun değildir. Ancak mesh etmiş ve meshin müddetinin çıkmasından, vaktin çıkmasından, güneşin doğmasından ve önünden birinin geçmesinden endişe eden kimse, teşehhüt miktarı oturduktan sonra imam selâm vermeden kalkabilir.
12. Mesbuk, namazın bir kısmını cemaatle, bir kısmını da yalnız kıldığı için iki durumu vardır. Mesbuk her ne kadar yetişemediği rekâtları tek başına kılıyorsa da esas itibariyle namazı yine imama tabidir. Bundan dolayı mesbuka bir başkası gelip uyamaz. Çünkü zaten mesbukun kendisi bir imama uymuştur.
13. İmam sehven beşinci rekâta kalkacak olsa, mesbuk da kendisine tabi olarak kalkarsa eğer imam dördüncü rekâtta oturmuş ise mesbukun namazı fasit olur. Fakat imam dördüncü rekâtta oturmamışsa beşinci rekâtın secdesine varmadıkça, mesbukun namazı sahihtir.

Mesbuk kime denir? Dr. Şerafettin KALAY’ın ilm-i hayat programından yapılan alıntı ile mesbuk hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir