Anasayfa / Namaz Hocası / Necasetten Taharet

Necasetten Taharet

Namazın şartlarından ikincisi necasetten taharettir. Necaset; kan, pislik, sidik, dışkı gibi namazın sıhhatine engel olan pisliktir. Dinen temiz olmayan pis şeylere necaset denilmektedir. Necasetten Taharet ise, kişinin kendisinde, elbisesinde, namaz kıldığı veya kılacağı yerde pisli varsa onu temizlemektir. Namazın sahih olması açısından beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması gereklidir.

Necaset, ikiye ayrılır:

A. Ağır Necaset: Ağır necaset sayılan maddelerin başlıcaları şunlardır:
a) İnsana ait idrar, dışkı, vücudun herhangi bir yerinden akan kan, irin, sarı su, ağız dolusu kusuntu, meni, vedi, mezi, kadınlardan adet, lohusalık ve istihaze/hastalık hâllerinde gelen akıntılar.
b) Eti yenmeyen hayvanların idrar, dışkı ve salyaları.
c) Eti yenen hayvanlardan tavuk, kaz ve ördeklerin pislikleri.
d) Karada yaşayıp usulüne göre kesilmeden ölen hayvanların leşleri ve bunların tabaklanmamış derileri.
e) Şarap ve ağırlıklı olan görüşe göre bütün alkollü içkiler.

Bu bölüme giren pisliklerden katı durumda olanlar bir dirhem (2.8 gr.) den fazla, sıvı durumda olanlar el ayasından (parmak diplerine kadar olan avuç içi genişliğinden) fazla ise, namaza manidir.

Bu miktarda olan necaset bulunduğu hâlde kılınan namaz sahih ise de temizleme imkanı var iken o şekilde bırakmak tahrimen mekruhtur. Bu miktardan az olan necaset ise namaza mani değilse de temizlenmeden bırakmak tenzihen mekruhtur.

B. Hafif Necaset : Hafif necasetin başlıcaları şunlardır:
a) Atın ve eti yenen evcil ve yabani hayvanların sidikleri.
Bu hayvanların pislikleriyle katır ve merkeplerin pislikleri İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’e göre hafif, İmam-ı Azam’a göre ise ağır necasettir. Fetva İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’in görüşüne göredir.
b) Etleri yenmeyen atmaca, çaylak ve kartal gibi kuşların pislikleri.
c) Her hayvanın öd kesesi ile işkembesi bu hayvanın pisliği hükmündedir.
Bu bölüme giren pisliklerden beden, elbise veya namaz kılınacak yere bulaşan miktar bedenin veya elbisenin (diğer bir görüşe göre bir uzvun veya bir uzvu örten elbisenin) dörtte biri kadar ise namaz sahih olmaz. Bu miktara yakın necaset bulunduğu halde kılınan namaz sahih ise de temizleme imkanı var iken o şekilde bırakmak tahrimen mekruhtur. Daha az ise temizlenmeden bırakmak tenzihen mekruhtur.

Kişinin bedeni, elbisesi ve namaz kılacağı alanın temiz olması namazın sıhhati açısında önemli bir şarttır.

Şimdi de necasetten taharet ile ilgili detaylı bilgi ve konuyla ilgili sorulan bir takım sorulara verilen yanıtları içeren videomuzu seyredelim:

ŞAFİİLERE GÖRE TAHARET
1. Temizliğin vasıtaları dörttür; su, toprak, taş ve tabaklama.
2. Temizliğin maksatları; abdest, gusül, teyemmüm ve diğer temizlik yollarıyla necaseti gidermektir.
3. Hades üçe ayrılır. Küçük hades; abdesti icab ettirir. Orta hades; guslü icab ettirir. Büyük hades; hayız ve nifastan hasıl olur.
4. Köpek ve domuz ağır necasetten sayılmıştır.
5. Meni; (idrar, mezi ve vedinin tersine) temizdir.
6. Sıvı halinde az olsun çok olsun sarhoşluk veren her şey necistir.
7. İnsan, balık ve çekirge ölüleri temizdir. Dolayısıyla bunlardan kesilen parçalarda temizdir. Diğer hayvanlardan kesilen parçalar ise necistir.
8. Vücut veya elbise veya namaz kılınan yerin bir kısmı pislenmiş olur, fakat hangi taraf olduğu bilinmez ise hepsini yıkamak lazım olur.
9. Bir kimse namaz kılarken elbisesi necasete değse veya üzerinde necaset bulunan bir şeyi eline alsa namazı sahih değildir.
10. Bir ayakkabının altı necis olursa onunla cenaze namazı kılamaz, yalnız üst tarafı temiz olursa, üzerine basıp namaz kılarsa caiz olur.
11. Def’i hacette idrar ve dışkıdan istibra etmek vaciptir. Bir kimse kamışında idrar bulunup az sonra akıntı olacağını zannettiği hâlde abdest alırsa, abdesti sahih değildir.
12. Helanın haramları vardır. Bunlar;
a) Kırda, çölde, otuz santim yüksekliğinde bir şeyin yanında oturmadan kıbleye doğru yüz çevirmek veya sırtını dönmek.
b) Camiye def’i hacet yapmak
c) Kabir üzerinde oturup def’i hacet yapmaktır.
d) Suyun içinde def’i hacet yapmak, yalnız deniz, Nil ve Dicle gibi çok olursa sakınca yoktur. Ancak, bir mecburiyet yoksa yapmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir