Anasayfa / Namaz Hocası / Özür Hali

Özür Hali

İbadet hususunda, abdesti bozan şeyin devam etmesi durumunda özür, bu duruma maruz kalan (tutulmuş) olan kimseye de özürlü denilmektedir. İdrar damlaması, yarasından kan gelen, sürekli gaz çıkaran, burnu kanayan, adet olan kadının 3 günden az veya 10 günden çok; lohusalık durumunda ise 40 günden çok kan gelen kadın; henüz 9 yaşına girmeyen kız çocuğundan ve 55 yaşını geçen kadından kan gelmesi halinde bu saydıklarımız özürlü sayılır.

Bir hastalık sebebi ile burnundan kan akan veya vücudunun herhangi bir yerinden kan veya başka bir akıntı (damla damla idrar gelmesi, cerahat akması gibi) gelen kimse, namaz vakti içinde akıntı kesilince abdest alır, namazını kılar.

Eğer akıntı namaz vaktinin tamamında devam eder, abdest alıp namaz kılacak kadar bir kesinti olmazsa “özür sahibi” sayılır. Bu durumda olan kimse, namaz vakti girdikten sonra akıntı devam ederken abdestini alır ve namazını kılar. Devam eden akıntının dışında abdesti bozacak başka bir şey meydana gelmezse bu abdestle vakit içinde istediği kadar namaz kılabilir. (Kaza ve nafile namazları gibi)

Özür sahibinin abdesti, namaz vaktinin çıkması ile bozulur, özür hali devam ettiği süre her zaman için vakit girdikten sonra tekrar abdest alır. Bu, özür sahiplerine dinimizin gösterdiği kolaylıktır.

Özür, bir namaz vakti içinde hiç meydana gelmezse kişi özür sahibi olmaktan çıkar. Şafiilere göre özür abdest alıp, namaz kılacak kadar bir süre içinde kesilecek olursa kişi özür sahibi olmaktan çıkar.

Özürlü kimsenin çamaşırına özür yerinden çıkıp bulaşan kan ve irin gibi pislik biraz fazla da olsa özrü devam ettiği sürece namazın sıhhatine engel olmaz. Böyle biri, elbisesi namazı bitirinceye kadar tekrar kirletecekse elbisesini değiştirmez. Fakat namazı bitirinceye kadar tekrar kirletmeyecekse değiştikten veya yıkayıp temizledikten sonra namaza durması gerekir.

Ramazan orucunu vaktinde tutamamak noktasında özür sayılan durumlar şu şekildedir: Yolculuk, hastalık, hamilelik veya süt emzirme, yaşlılık, açlık ve susuzluktan ölme korkusu, ikrah (orucu bozmaya zorlanan kimse) şeklindedir.

ŞAFİİLERE GÖRE ÖZÜRLÜNÜN NAMAZI EDA ETMESİNİN ŞARTLARI
1. Abdestten önce istinca etmek.
2. Akıntının veya yelin çıktığı yerin üzerine pamuk gibi bir şey koyup bağlamak.
3. İstinca ile bağlanmanın ve bağlamak ile abdestin arasına ara vermemek.
4. Abdest alırken ara vermeden abdest almak.
5. Abdestin akabinde namaz kılmak.
6. İstinca ve abdeste, vakit girdikten sonra başlanmalıdır. Özür sahibi abdest almak için niyet getirirken; “Farz namazın mübah kılınmasına niyet ettim” demelidir. “Küçük hadesin kaldırılmasına niyet ettim” dese caiz değildir. Çünkü akıntı devam ettiği için hades kaldırılamaz.
Abdestli olduğu hâlde abdestini tazelemek isteyen kimse “Farz olan abdesti eda etmeye niyet ettim” şeklinde niyet getirmeyip “Abdest tazelemeyi niyet ettim” demelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir