Anasayfa / Namaz Hocası / Setr-i Avret

Setr-i Avret

Setr-i Avret; Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir. Avret yerlerini örtmek namazın şartlarındandır. Erkekler diz kapaklarından göbeklerine kadar; kadınlar ise elleri, ayakları ve yüzü müstesna olmak üzere saçlarını dahi örtmelidir.

1. Erkeklerin Avret Mahalli: Göbekleri altından dizleri altına kadar olan yerdir. Diz kapakları da bu avret sayılan yere dahildir. Buraları örtme imkanı varken açık olarak kılınan namaz kabul olmaz. Namaz kılarken vücudun diğer kısımlarını örtecek şekilde temiz elbiseler giymek erkeklere sünnettir. Giyilebilecek temiz elbiseler varken örtülmesi farz olan yerlerin dışında kalan kol, omuz, ayak gibi uzuvların açıkta bırakılarak namaz kılınması mekruh görülmüştür.

2. Kadınların Avret Mahalli: Yüzleriyle ellerinden başka bütün bedenleri avrettir. Sarkan saçlar da avretten sayılır. Kadınların, namaz kılarken buralarını örtmeleri farzdır. Kadınların ayaklarına ‘avret değildir’ diyen varsa da, bu alimler namazda ve sokakta örtmesi sünnet, açması mekruhtur dediler. Bu sebeple ve ihtilaftan kurtulmak için kadınların namazda ayaklarını örtmeleri iyi olur, şüpheden kurtulmuş olurlar.

3. Avret sayılan yerlerden birinin tamamı veya dörtte biri kadarı açık bulunursa ve bu açıklık bir rükün kadar sürerse namaz bozulur. Fakat dörtte birinden noksanı açık bulunursa namaz bozulmaz. Erkeğin kalçası, kadının kolu,saçı,kulağı,topuğundan dizine kadar olan kısım, birer uzuvdur. Kıyam ve rüku birer rükündür.

4. Avret mahallerinin her birinden bir parça açılacak olursa, bunların toplamı en küçük avret mahallinin en az dörtte birine eşit olsa ve açıklık müddeti bir rüknü yerine getirecek kadar olsa, namaz bozulur.

5. Namaz esnasında avret mahalli açılan birinin onu hemen kapatması hâlinde namazı bozulmaz. Fakat kıyam veya rüku gibi bir rüknü yerine getirecek kadar açık bulunursa namaz bozulur.

6. Altını gösterecek kadar ince elbiseyle namaz kılmak caiz değildir. Elbisenin darlığından dolayı avret mahallinin yerinin belli olması hoş bir şey değilse de, böyle bir elbise ile kılınan namaz sahihtir.

7. Bir uzvun namazı bozma bakımından avret olması, başkalarına göredir; sahibine göre değildir. Başkaları tarafından görülemeyecek bir hâlde bulunması yeterlidir.

8. Avret yerini örtecek bir şey bulamayan kimse, oturarak ve ayaklarını kıbleye doğru uzatarak ima ile namaz kılar. Çünkü bu hâl örtünmeye daha uygundur. Avret yerinin bir kısmını örtebilecek kadar bir şey bulan kimse, onunla önce ön ve arka tarafını örter; sonra kalırsa butlarını ve dizini örter. Kadın ise; butlarından sonra karnını, sonra sırtını, sonra dizlerini, sonra da kalan yerlerini örter. Bütün bunlar, namazın her halükarda kılınması gereken bir farz olduğunu ifade etmektedir.

ŞAFİİLERE GÖRE SETR-İ AVRET
Setr-i avret, rengini göstermeyecek bir şeyle avretini örtmektir. Örtünmek mümkün olduğu hâlde, avreti açık olarak namaz kılmak veya çok ince bir elbise ile namaz kılan kimsenin namazı sahih değildir. Binaenaleyh vücudun siyah ve beyazlığını gösteren ince naylon çorap veya böyle bir başörtüsü ile namaz kılmak veya sokağa çıkmak caiz değildir. Bunun için çoğunlukla saç ile vücudun rengini gösteren bugünkü tülbent ile kadınların namaz kılmaları caiz değildir.
Bir kimsenin avret yerinden kıl kadar bir şey görülse namazı sahih değildir. Bunun için kadın namaz kılarken saçını iyice örtmeli, ayağından hiçbir şey dışarı bırakmamalıdır. Yani çorap giymek suretiyle ayaklarını kapatmalıdır.
Namazda erkeğin avreti diz ile göbek arasıdır. Göbek ile diz her ne kadar avret değilse de, avreti tamamıyla örtmek için onların bir kısmını örtmek icap eder.
Müslüman kadının avreti ise, el ile yüzü müstesna bütün bedenidir. Hatta saçından veya vücudunun herhangi bir tarafından kıl kadar bir şey görünse namazı fasiddir. Kadının namazda yüzünü örtmesi mekruhtur.
Namaz haricinde kadının bütün vücudu, (el ve yüz dahil) avret sayılır. Örtmesi mecburdur. Haram yerleri açık bir kadına bakmak haramdır. Kapalı bir kadına ihtiyaç yokken kötü niyet ve şehvetle bakmak haramdır.
Bununla beraber muayene olmak için doktora, gerektiği zaman ifade vermek için hakime görünmekte beis yoktur.
Avret yerini üstten örtmek lazımdır. Fakat aşağıdan örtmek icab etmez. Bunun için avreti yakasından görünen namaz kılan kimsenin namazı fasittir. Fakat alttan bakılıp avreti görünse de beis yoktur
Netice olarak, dinimizin tesettür gibi kat’i emirleri zaman ve şartlara göre değişmez. Müslüman erkek ve kadınların kıyafet ve tesettürde kusurları olsa da düşünceleri, tam dinin emrettiği tesettürü güzel bulup kabul etmek olmalıdır. Ayrıca dinin emrettiği tesettürü sulandırıcı modalardan kaçınmalıdır.
Avrupai hayat alışkanlıkları ile tam riayet edemedikleri şer’i kıyafet ve tesettürü hafife alır tarzda bir anlayış olmamalı, azimet ve takva yaşamayı ve böyle yaşayanları sevmelidir.
Kendi noksanları karşısında istiğfar edip noksanlarını zamanla tamamlama gayreti içinde olmalıdır. Bu husus asgari bir hudut olarak mü’minler için şarttır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir