Anasayfa / Zekat / Paranın Zekatı

Paranın Zekatı

Günümüzde yaygın şekilde kullanılan kâğıt paralar (millî para veya dövizler) ve madenî paralar da altın ve gümüş gibi zekâta tâbidir. Nisabın belirlenmesinde altın veya gümüş nisabı esas alınabilir. Ancak günümüzde altın nisabının esas alınması daha uygundur. Bu durumda, aslî ihtiyaçları ve borcu dışında 80 gr. altının değerinden fazla kâğıt paraya sahip olan kimse, üzerinden bir yıl geçince kırkta bir (% 2,5) zekâtla mükellef olur.

Alacakların Zekâtı
Başkalarının üzerinde olup nisab miktarına ulaşan nakit türünden alacaklardan da zekât vermek farzdır. Zekâtı ödeme, alacağı teslim alma sırasında farz olur. Alacağın tahsil edilmeden önce zekâtını vermek mecburiyeti yoktur. Zekâta tâbi başka bir mal bulunması halinde alacak ile bunlar birbirine eklenerek zekât verilir. Alacaklar İmâm-ı Âzam’a göre üç kısma ayrılır ve bunların zekâta tâbi olmaları da şöyledir:
a) Kuvvetli Alacak. Borç olarak verilen para ile veresiye satılan ticaret mallarının bedelidir. Bu nevi alacaklar, borçlu tarafından kabul ediliyor veya borç sağlam belgelerle ispat edilebilecek durumdadırlar. Bunlar tahsil edildiklerinde varsa geçmiş yıllara ait zekâtları verilir. Kuvvetli alacak üzerinden bir yıl geçmiş ve nisabın en az beşte bir miktarı ele geçmişse bu miktarın zekâtı hemen verilir. Bundan az tahsil edilirse ve sahibinin zekâta tâbi başka bir malı da yoksa zekâtını hemen vermesi gerekmez. İmam Muhammed’e göre bir alacak sağlam belgelere dayansa bile, borçlu tarafından inkâr ediliyorsa tahsil edildiğinde geçmiş yıllara ait zekâtı vermek lâzım gelmez. Sağlam görülen görüş de budur.

b) Orta Alacak. Ticaret için olmayan malların bedeli olan alacaklardır. Meselâ, ev kirasının, sattığı elbisesi veya ev eşyasının bedeli gibi. Bunlar tahsil edildiği zaman geçmiş yılların zekâtı verilir. Ancak bunlardan nisab miktarı ele geçmedikçe, sahibinin zekâta tâbi başka bir malı bulunmadığı takdirde, zekâtını hemen vermesi gerekmez. Yani, nisab miktarı alacak ele geçince veya zekâta tâbi başka mal varsa zekâtı hemen verilir. Geçmiş yıllara ait zekât da ödenir.
c) Zayıf Alacak. Bir şeyin karşılığı olmaksızın başkasının üzerinde olan alacaktır. Meselâ, vasiyet, miras, mehir, diyet gibi alacaklar bu vasıftadır. Bunlar bir malın karşılığı veya mal mübadelesinden doğmuş değildirler. Zayıf alacaklar nisab miktarı tahsil edilip üzerinden de bir yıl geçtikten sonra zekâtları verilir.
Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre, diyet dışında, bütün alacaklar eşit olup kuvvetli alacak niteliğindedir. Üzerinden bir yıl geçsin veya geçmesin tahsil edilen alacağın zekâtı verilir. Çünkü borçlunun yanında iken geçen süre alacaklının yanında geçmiş gibidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir