Anasayfa / Zekat / Zekat Kimlere Verilmez

Zekat Kimlere Verilmez

Şu kimselere zekât verilmez:
1. Zenginler. Zengin kimseye zekât verilmez. Zenginliğin tesbitinde şer’î ölçü esas alınır. Örfe göre fakir sayılan bir kimse şer‘an zengin olabilir; buna dikkat etmelidir.
Temel ihtiyaçları dışında, nisab miktarı mala sahip olan kimse dinen zengin sayılır. Nisabtan az miktarda mala sahip olan muhtaç kimse, sıhhatli, kuvvetli ve çalışabilecek durumda olsa bile zekât alabilir.
Zekât memuru zengin olsa da zekâttan ayrılan payı alır. Yolculuk esnasında muhtaç duruma düşen zengin kimse de ihtiyacı kadar zekât alabilir.
Ehil olup olmadığı araştırılmaksızın verilen bir zekâtı alan kimsenin, daha sonra zengin olduğu anlaşılırsa, o zekât geçersiz olur. Tekrar vermek icap eder. Bir kimse zekâtını zengin bir şahsın fakir ve müslüman olan (babasına veya büyük oğluna ya da kızına yahut o şahsın karısına) verebilir. Ancak, bunların fakir ve müslüman olmaları şarttır. Çünkü bunlar velâyet sahibi olup birbirinin servetiyle zengin sayılmazlar.
2. Gayri müslimler. Zekât, müslüman olmayanlara verilmez. Zekât yalnız müslüman fakirlerin hakkıdır. Müslüman olmayan kişilere sadaka verilir.
3. Yakın akrabalar. Bir kimse kendi zekâtını, nafakası ile yükümlü bulunduğu fakir yakınlarına veremez. Bunlar, fakir bulunan usulü yani annesi, babası, dede ve ninelerine ile fürûu yani erkek ve kız çocukları ve her ikisinden torunlarıdır.
Usul, kişinin kendilerinden meydana geldiği kimseler; fürû, kendisinden meydana gelen kişilerdir.
Aynı şekilde bir kimse zekâtını fakir olan zevcesine ve boşanma iddeti bekleyen karısına da veremez. Çünkü yukarıda sayılan kimseler fakir düştüklerinde nafakaları kişiye aittir. Zevcenin nafakası ise zaten kocaya aittir. Bunlara zekât verirse faydası dolaylı olarak kendisine dönmüş olur. İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed’e göre, zevcenin kendi malından fakir bulunan kocasına zekât vermesi câizdir.
Bir kimse, fakir ve müslüman olan üvey annesine, üvey çocuklarına, damat ve gelinine, kayınpeder ve kayınvalidesine zekât verebilir.

4. Hâşimî soyundan olanlar. Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ailesine zekât ve sadaka almak yasaklanmıştır. Çünkü zekâtlar insanların mallarının kirleri sayılmaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.v) ailesine beytülmaldaki ganimetlerin beşte birinden yetecek kadar verilirdi.
Ebû Hanîfe’ye göre Hz. Peygamberin (s.a.v) nesli olan seyyidler beytülmaldaki hisselerinden mahrum edildiklerinden, eğer fakir iseler kendilerine zekât verilmesi câiz olur. Günümüzde de durum aynı hatta daha kötüdür. Bunun için maddî olarak fakir olan seyyidlere mümkünse zekâtın dışında bağış ve hediye verilmelidir. Mümkün değilse zekât verilebilir. Ancak onlara zekât verirken, onun zekât olduğunu söylemek gerekmez, kendisine, “Bu size hediyemizdir, lütfen kabul ediniz” denebilir; verenin, verdiği şeyin zekât olduğunu bilmesi ve zekâta niyet etmesi yeterlidir.
5. Deli ve çocuklar. Akıl hastalarına doğrudan zekât vermek câiz değildir. Zekât bunların velilerine teslim edilir. Yedi yaşından küçüklere de zekât verilmez. Bunların da velisine teslim edilir. Temyiz çağındaki çocuklara zekât verilebilir. Ancak, bunların babaları fakir olmalıdır. Eğer babası zengin ise küçük çocuk da babasının zenginliği sebebiyle zengin sayılır. Diğer yandan, zengin bir kadının yetim ve babası müslüman olan çocuğuna zekât verilebilir. Çünkü bu çocuğun nesebi babası yönünden sabit olup, annesinin servetiyle zengin sayılmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir