Anasayfa / Hac / Şeytan Taşlama

Şeytan Taşlama

Bayram günlerinde Mina’da bulunan cemrelere (taş atma yerlerine) taş atmak vâciptir. Buna dilimizde “şeytan taşlama” denir. Mina’da küçük cemre, orta cemre ve Akabe cemresi adı verilen taş kümeleri vardır. Bunlara küçük taşlar usulüne göre atılır. Mina bölgesi de Harem sınırları içindedir. Mekke tarafında sınırı Akabe cemresidir.
Şeytan taşlama günlerinde Mina’da gecelemek sünnettir.

Şeytan Taşlamanın Sahih Olmasının Şartları
1. Taşları cemrelere el ile fırlatarak atmak.
2. Atılan şeylerin taş, kurumuş çamur ve benzeri yeryüzü cinsinden bir şey olması. Demir ve ağaç gibi şeylerin atılması câiz değildir.
3. Yedi taşı ayrı ayrı atmak. Tamamı birden atılırsa tek bir taş sayılır.
4. Taşları kümelerin üzerine veya yakınına düşürmek. Uzağa düşerse sayılmaz. Üç zirâ mesafe (yaklaşık 1,5 m.) uzak sayılır.
5. Taşların, atanın hareketiyle ulaşması. Atılan taş bir yere düştükten sonra bu yerin etkisi olmadan, kendiliğinden, atılan yere ulaşırsa geçerli olur. Fakat birinin omuzuna veya başına düşüp durduktan sonra bu kişinin hareketiyle cemreye düşerse sahih olmaz.
6. Gücü yetenin taşları kendisinin atması. Ayakta namaz kılamayacak kadar hasta olanlar, vekâlet vererek taşlarını başkasına attırırlar.
7. Taşları belirlenen vakit içinde atmak.

Şeytan Taşlamanın Zamanı ve Taş Sayısı
Taşlama kurban bayramının dört gününde yapılır. Bayramın birinci gününde yalnız Akabe cemresine yedi taş atılır.
Taşlama vakti bayramın birinci günü tan yeri ağarmasından başlar, ertesi gün aynı zamana kadar devam eder. Bu süre içinde güneşin doğuşundan öğle vaktine kadar taş atmak sünnettir. Güneşin doğmasından önce ve güneşin batmasından sonra taş atmak mekruhtur.
Akabe cemresine ilk taşın atılmasıyla telbiye sona erer.
Bayramın ikinci gününde, her cemreye yedişerden yirmi bir taş atılır. Taşlama zamanı zeval vaktinden (öğleden) başlar ertesi gün tan yeri ağarmasına kadar sürer. Mazeret olmaksızın güneş battıktan sonraya bırakılması mekruhtur. Bu vakitlerde taşlamanın mekruh sayılması ortalığın karanlık olması sebebiyledir. Ancak günümüzdeki bu yerlerdeki aydınlatma ile kerâhet sebebi sakıncalar da ortadan kalkmıştır. Bu yüzden özellikle yaşlıların ve kadınların taşlamayı bu vakitlerde yapmaları daha uygundur. Zevalden (öğleden) önce atmak câiz değildir.
Bayramın üçüncü gününde, her cemreye yedişerden yirmi bir taş atılır. Taşlama zamanı zevalden ertesi gün tan yeri ağarmasına kadar sürer. İkinci gündeki belirtilen hususlar üçüncü gün için de aynen geçerlidir.
Bayramın dördüncü günü Mina’da bulunanlar yine her cemreye yedişerden yirmi bir taş atarlar. Taşlama zamanı İmâmeyn’e göre zevalden başlar, İmâm-ı Âzam’a göreyse taş atma zamanı tan yerinin ağarmasıyla başlar. Ancak taşların henüz güneş doğmadan atılması mekruh; güneşin doğmasından zevale kadar süre câiz; zevalden sonra atılması ise sünnettir. Dördüncü gün güneşin batmasıyla taşlama süresi biter.

Şeytan Taşlamanın Sünnetleri
1. Nohuttan büyük, fındıktan küçük taşları atmak.
2. Taşları üç buçuk metre mesafeden atmak.
3. Yedi taşı peş peşe atmak.
4. Taşların her birini atarken “Bismillâhi Allahüekber” demek.
5. Bayramın ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde önce küçük, sonra orta son olarak da Akabe cemresine sıra ile taş atmak.
6. Küçük ve orta cemrelere taş attıktan sonra dua etmek. Akabe cemresi taşlandıktan sonra beklenmez.
7. Akabe cemresine taşları Mekke’yi sola, Mina’yı sağa alarak atmak. Diğer iki cemreye taşlar istenilen her yönden atılabilir.

Şeytan Taşlamanın Mekruhları
1. Yerine ulaşmayan taşı alıp yeniden atmak.
2. Cemre mahallinde başkasının attığı taşı alıp yeniden atmak.
3. Temiz olmayan taşları atmak.
4. Bir taşı kırıp birkaç taş yaparak atmak.
5. Bir cemreye aynı gün yediden çok taş atmak.
6. Cemreler arasındaki sıraya uymamak.
Bu vazifeyi yaparken aşırılığa kaçmamalıdır. Taş atılan yerlere terlik, şemsiye ve benzeri şeyler atmak uygun değildir. Küçük taşları usulüne göre atmakla bu vazife yerine getirilir.
Bu ibadetin hikmeti Allah Teâlâ’nın ilminde saklıdır. Biz bunu yapmakla Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine kayıtsız şartsız itaat etmiş ve bağlılığımızı göstermiş oluruz. Taşlama, kötü sıfatlara ve şeytanın vesvesesine karşı olan nefretimizin bir işaretidir. Gaye, içimizdeki çirkin sıfatları atmak, gafleti gidermek, cehaleti yok etmek ve mârifeti elde etmektir. Biz bu vazifeyi yapmakla Hz. İbrahim’in (a.s) sünnetini ihya etmiş ve Hz. Muhammed’e (s.a.v) uyarak İlâhî rızâyı elde etmiş oluruz.
Yaşlılık, hastalık ve sakatlık gibi meşru mazereti sebebiyle taşlarını bizzat atamayacak olanlar, uygun kişileri vekil tayin ederek taşlarını attırırlar. İzdiham sebebiyle gündüz taş atamayanlar gece atarlar. Vekilin önce kendi taşlarını atması sonra da vekili olduğu kimsenin taşlarını atması uygundur. Çocuğun taşlarını velisi, bayılan kimsenin taşlarını arkadaşları atabilirler. Bunlar için taş atılmasa da bir ceza gerekmez.
Vaktinde atılmayan taşların taşlama süresi içinde kazâ edilmesi vâciptir. Bayramın dördüncü günü güneşin batmasıyla taşlama süresi sona erer. Taşlama süresi içinde kazâ edilen taşların cezası İmâmeyn’e göre düşer, İmâm-ı Âzam’a göre düşmez.
Mina’dan ayrılmaya “nefir” denir. İlk günün taşlamasından sonra Mina’dan ayrılmaya “1. nefir”; dördüncü günün taşlamasından sonra ayrılmaya “2. nefir” denir. Bayramın dördüncü günü fecr-i sâdıktan evvel Mina’dan ayrılanlar için dördüncü gün taşlarını atmak vâcip değildir. Böylelerin attığı taş sayısı kırk dokuz eder. Dördüncü günü de tamamlayanlarınki yetmiş eder.
Mina’dan Mekke’ye acele gitmek isteyen kimsenin bayramın üçüncü günü güneş batmazdan önce Mina’dan çıkması sünnettir. Artan taşlar ihtiyacı olanlara verilir veya uygun bir yere bırakılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir