Anasayfa / Oruç / İtikaf

İtikaf

İtikaf, bir mescidde veya mescid hükmündeki bir yerde ibadet maksadıyla bir süre durmaktan ibarettir, itikâf yapana “mu’tekif” denir.
İtikâf yapan kimse, bütün vakitlerini ibadete, namaza ayırmış demektir. İtikâf çok şerefli bir ibadet olup, Allah Teâlâ’nın mabedine sığınıştır. Kendini dış dünyadan uzaklaştırıp Allah’ın misafiri olmaktır. Mideye değil gönüle yönelmektir. Dünyayı değil âhireti dert etmektir.
İtikâf, ilâhî huzurda boyun büküp, “Yâ rabbi, günahlarımla kapına geldim, kusurumu bildim, sana yöneldim, bağışlanmadıkça beni buradan çıkarma” demektir. İtikâf sayesinde insanın mâneviyatı yükselir, kalbi nurlanır, ilâhî feyiz ve yardımlara nail olur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) Medine’ye geldikten sonra vefatına kadar her ramazan ayının son on gününde itikâfa girerdi.
Bir itikafın en az süresi, Ebû Yûsuf’a göre bir gündür. İmam Muhammed’e göre ise bir saattir. Bundan maksat kısa bir süre de olabilir. Şâfiîler’e göre ise, “sübhânellah” diyecek kadar bir zamandan daha fazla durmaktır.
İTİKÂFIN ÇEŞİTLERİ
İtikâf, vâcip, sünnet ve müstehap olmak üzere üç kısma ayrılır.
1. Vâcip olan itikâf. Adak suretiyle yapılan itikâftır. En az bir gün olur. Gündüz oruçla geçirilir.
2. Sünnet olan itikâf. Ramazan ayının son on gününde yapılan itikâftır. Bu sünneti bazı müslümanlar yaparsa, diğerlerinden sorumluluk düşer.
3. Müstehap olan itikâf. Vâcip ve sünnet olan itikâflar dışında yapılan itikâftır. Bunun belirli bir vakti ve süresi yoktur. Hatta bir mescide giren kimse çıkıncaya kadar itikâfa niyet ederse, orada kaldığı sürece itikâfta sayılır. Bu itikâfta oruçlu olmak şart değildir.
İTİKÂFIN ŞARTLARI
Bir itikâfın sıhhati (geçerli olması) şu şartların bulunmasına bağlıdır.
1. İtikâfa giren kimse müslüman, akıllı ve temiz olmalıdır. Gayri müslimin, delinin, cünübün, hayız ve nifastan pak olmayanın itikâfı câiz olmaz. İtikâf esnasında mescidde ihtilâm olan kimse, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikâfa devam eder. Temyiz yaşındaki iyiyi kötüden ayırt edebilecek çocuğun itikâfı da geçerlidir.
2. Niyet. İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Niyetsiz itikâf geçersizdir. Kalp ile niyet etmek kâfidir. Ancak, “Allah rızâsı için bu mescidde itikâfa niyet ettim” şeklinde dil ile de niyet etmek uygundur. Adanan bir itikâfta dil ile de ifade edilmesi ayrıca gereklidir.
3. İtikâf beş vakit namazın devamlı olarak kılındığı mescidde veya mescid hükmündeki bir yerde yapılmalıdır. Büyük camilerde yapılması daha faziletlidir.
Kadınlar kendi evlerinde mescid edinecekleri bir odada itikâfta bulunabilirler. Kadınların dışarıdaki mescidlerde itikâf yapmaları câiz ise de, tavsiye edilmez. Evde yapacakları itikâfları, mesciddeki itikâftan daha faziletlidir.
İmam Şâfiî’ye göre itikâf yalnızca mescidde yapılır.
4. Vâcip olan bir itikâfta, itikâf yapan oruçlu olmalıdır. Sünnet itikâf, zaten ramazan ayı içinde olacağından, kendiliğinden oruç zamanına rastlar. Diğer müstehap itikâflarda oruç şart değildir.
Şâfiîler’e göre, vâcip olan itikâfta oruç şart değildir. Kadının itikâfa girebilmesi için kocasından izin alması şarttır. Koca eşine itikâf izni verince, artık bundan dönemez.
İTİKÂFIN EDEPLERİ
1. İtikâf, ramazanın son on gününde ve mümkünse faziletli büyük bir mescidde yapılmalıdır.
2. İtikâf esnasında hayır konuşmalıdır. Günah sayılan şeylerden dili muhafaza etmelidir. Günah olmayan şeyleri konuşmakta sakınca yoktur; ancak faydası olmayan, kendisini bizzat ilgilendirmeyen ve kalp uyanıklığına yardımcı olmayan mubah konuşmaları da terketmelidir. Bir çeşit zikir, fikir, ilim ve ibadet içinde olmalıdır. Bir ibret ve kalp tefekkürü olmadan ibadet zannederek susmak mekruhtur.
3. İtikâf sırasında Kur’an, hadis, Allah Teâlâ’yı zikir ve ibadetle meşgul olmalıdır.
4. İtikâf yapan kimse, temiz elbiseleri giymeli, güzel kokular sürmelidir.
İTİKÂFI BOZAN ŞEYLER
İtikâfı bozan şeyler şunlardır.
1. Cinsî münasebette bulunmak. İster kasten, ister unutarak olsun itikâfı bozar, inzal olması şart değildir. İtikâf yapan kimse için, zevcesi ile cinsî münasebet veya buna sebep olacak öpme ve okşama gibi herhangi bir hareket haramdır. Yalnız, cinsî münasebetin dışındaki hareketlerde inzal olmadıkça itikâf bozulmaz. Aynı şekilde bakma veya düşünme sonucu boşalma itikâfı bozmadığı gibi, itikâf halinde uykuda ihtilâm olmak da itikâfı bozmaz.
2. Özürsüz mescidden çıkmak. İtikâfa giren bir kimse özürsüz olarak, bilerek veya yanlışlıkla mescidden bir müddet çıkacak olsa itikâfı bozulur. Bu süre Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre bir günün yarısından fazla olan bir müddettir. Bir görüşe göre ise, bir günün bir bölümünden ibarettir.
İtikâf yapan bir kadın itikâf yaptığı odadan özürsüz yere evin diğer kısımlarına çıksa itikâfı bozulur.
Hasta ziyaretinde bulunmak, cenaze hizmetinde bulunmak, mescid dışında cenaze namazı kılmak, şahitlik etmek, bir hastalık sebebiyle bir saat kadar dışarı çıkmak da itikâfı bozar. Ancak itikâf yapılırken, hastaları ziyaret ve cenaze namazında bulunmak şart kılınmışsa, bunlar için çıkılması itikâfı bozmaz.
Yukarıda anlatılan mescidden dışarı çıkma ile ilgili meseleler, vâcip olan itikâflar içindir. Sünnet veya müstehap olan itikâf ise bir özür bulunsun veya bulunmasın dışarı çıkmakla veya hasta ziyaret etmekle itikâf bozulmaz. Ancak itikâflı mescidden dinî, zaruri veya tabii ihtiyaçları için çıkabilir. Mesela, itikâf yapılan mescidde cuma namazı kılınmıyorsa, cuma namazı kılmak için başka bir mescide gitmek dinî bir özürdür.
Küçük ve büyük abdest için mescidden dışarı çıkmak tabii özürlerdendir, içinde bulunulan mescidden zorla çıkarılmak veya şahsî ve malına yönelik tehlike sebebiyle korkudan başka bir mescide taşınma zaruri bir ihtiyaç için çıkıştır.
3. Hastalık. İtikâflıya, itikâfı esnasında birkaç gün baygınlık veya akıl hastalığı arız olsa itikâfı bozulur. İyileşince yeniden itikâfa başlar. Vâcip olan bir itikâf bozulunca kazâsı gerekir. Nâfile bir itikâfın, tercih edilen görüşe göre kazâsı gerekmez.
İtikâflı, muhtaç olduğu şeyleri mescidde bulundurmaksızın mescidde satın alabilir. Yemesi, içmesi, uyuması mescidde olur. Uygun yer varsa mescid içinde abdest ve gusül alabilir. Böyle hazırlanmış bir yer yoksa dışarı çıkar, abdest ve guslü müteakip hemen mescide girer.
İtikâf yapan, ezan okumak için minareye çıkabilir.
Sadece geceler veya sadece gündüzlere niyet edilerek itikâf yapılabilir. Ancak gece itikâf adağı yapılmaz; çünkü adak itikâfta oruçlu olmak şarttır, gece ise oruç tutulmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir