Anasayfa / Oruç / Oruç Çeşitleri

Oruç Çeşitleri

Oruç; farz, vâcip, nâfile ve mekruh olmak üzere dört kısma ayrılır.
1. Farz Oruçlar
Dinimizin kesin olarak yapılmasını emrettiği oruçlardır. Ramazan ayında oruç tutmak farz olduğu gibi, bir özürden dolayı tutulmayan ramazan orucunun kazâsı da farzdır. Bir de kefâret oruçları farzdır.
Farz oruçlar zaman açısından kendi içinde ikiye ayrılır. Birincisi, zamanı din tarafından belirlenmiş farz oruçtur. Ramazan ayı orucu gibi. İkincisi, zamanı din tarafından belirlenmeyip tutma vakti sahibine bırakılan farz oruçtur. Bunlar da ramazan ayına ait kazâ oruçları ve kefâret olarak tutulan oruçlardır.
Vakti belirlenmeyen farz oruçlar -orucun haram olduğu günler hariç- her zaman tutulabilir.
Kefâret oruçları; yemin, zıhâr, ramazan orucunu bozmak, hatayla adam öldürmek ve ihramda tıraş olmak gibi durumlardan gerekir.
2. Vâcip Oruçlar
Farz oruçların dışında dinimizin yapılmasını emrettiği oruçlardır. Adak oruçları vâciptir. Bozulan nâfile oruçları kazâ etmek de vâciptir. Bunlar da, vakti belirlenmiş ve vakti belirlenmemiş olmak üzere iki kısma ayrılır.
Eğer oruç belirli bir zamanda tutulmak üzere adanmışsa ona muayyen (vakti belirlenmiş) vâcip denir. Meselâ, “Şu işim olursa falan günde oruç tutacağım” şeklinde adanan oruç vakti belirli bir vâciptir. Adanan itikâf oruçları da böyledir. Buna mukabil herhangi bir zaman (gün, hafta veya ay gibi) belirtilmeden adanan oruçlar vakti belirtilmemiş oruçlardır.
Başlanılan nâfile bir oruç bozulduğunda bunun kazâsı da vakti belirlenmemiş bir vâciptir. Bu tür oruçlar, oruç tutulması mubah olan günler içinde tutulabilir.
3. Nâfile Oruçlar
Farz ve vâcibin dışında tutulan oruçlardır. Nâfile oruçlara, sünnet, müstehap ve mendup da denir. Bunların başlıcaları şunlardır:
a. Aşure orucu. Bu oruç muharrem ayının dokuz ve onuncu günlerinde tutulur veya on ve on birinci günlerinde de tutulabilir. Sadece onuncu günde tutmak mekruhtur.
b. Bir gün yiyip bir gün oruç tutmak. Nâfile oruçların en faziletlisidir. Hz. Davud’un (a.s) tuttuğu oruç şeklidir. Tavsiye edilmiş kıymetli bir nâfile ibadettir.
c. Her hafta pazartesi ve perşembe günlerinde tutulan oruç.
d. Her aydan üç gün tutulan oruç. “Eyyâm-ı bîd” denilen her kamerî ayın on üç, on dört ve on beşinci günü oruç tutmak müstehaptır.
e. Şevval ayında tutulan altı gün oruç. Bu oruç şevval ayı içinde ayrı ayrı günlerde tutulabileceği gibi, bayramın hemen ardından peş peşe tutulması da mümkündür. Kazâ, adak ve benzeri bir oruç da bu günlerde tutulsa aynı sevap elde edilir.
f. Arefe günü tutulan oruç.
g. Zilhiccenin ilk sekiz gününde tutulan oruç.
h. Şâban ayında tutulan oruç.
i. Haram aylarda tutulan oruç. Bunlar zilkade, zilhicce, muharrem ve receb aylarının perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde tutulan oruçlardır.

Üzerinde ramazan ayından kazâ orucu bulunan kimsenin nâfile oruç tutması câiz olmakla birlikte, bir an önce kazâya kalan oruçların tutulması, onlara öncelik verilmesi gereklidir. Kazâyı terkedip nâfile oruç tutmak uygun değildir.
4. Mekruh Oruçlar
Mekruh oruçlar, zamanı ya da tutulma şekli açısından dinimizce mekruh sayılan oruçlardır. Tahrîmen mekruh ve tenzîhen mekruh olmak üzere iki kısma ayrılır.
A. Tahrîmen Mekruh Oruçlar. Harama yakın oruçlar olup şunlardır.
1. Ramazan bayramının birinci günü tutulan oruç ile kurban bayramının dört gününde tutulan oruç. Bu günler Cenâb-ı Hakk’ın insanlara lütfettiği ziyafet, yeme içme ve sevinç günleridir. Bu sebeple bu günlerin mânasına aykırı hareket etmek uygun olmaz. Bu günlerde oruç tutan günahkâr olur. Bu beş günde başlanan bir oruç tamamlanmadan bozulursa kazâ gerekmez. Ancak, kazânın güzel olacağını söyleyen âlimler de vardır.
2. Şek günü tutulan oruç. Havanın bulutlu olması sebebiyle şâban ayının otuzuncu gününün ramazandan mı yoksa şâban ayından mı olduğu tespit edilemezse bu güne “şek günü” denilmektedir.
Eğer hava açık olur da ramazan ayının hilâli görülmezse buna şek günü denilmez, çünkü o gün şâban ayına aittir.
Şek gününde ramazan orucuna niyet ile oruç tutulursa tahrîmen mekruhtur. Başka bir vâcip oruca niyet etmek ise helâle yakın mekruhtur. Ancak, şek günü sadece nâfile niyetiyle oruç tutmakta bir sakınca yoktur.
Ayrıca ramazandan önce bir ya da iki gün oruç tutmak da mekruhtur. Bu mekruh oluşun sebebi ramazan orucuna ilâve yapılması korkusudur.
3. Kocasının izni olmadan kadının tuttuğu nâfile oruç mekruhtur. Kocası bu orucu bozdurabilir. Bu hüküm nâfile oruç içindir. Ancak kocanın kadına ihtiyacı yoksa, meselâ, koca karısının yanında olmayıp uzak bir yerdeyse yahut hac ve umre için ihrama girmişse yahut koca itikâfa girmişse kadının nâfile oruç tutmasında bir mahzur yoktur.
Farz ve vâcip oruçlarda koca karısının oruç tutmasına mani olamaz, bu oruçlar için izin de gerekmez.
B) Tenzîhen Mekruh Oruçlar. Mekruh olmakla birlikte helâle yakın olan oruçlar olup şunlardır:
1. Yalnız aşure günü (muharremin onuncu günü) tutulan oruç.
2. Nevruz denilen ilkbahar ve Mihrican denilen sonbahar gününde, o günleri kıymetli ve bereketli bir gün görerek tutulan oruçlar.
3. Yalnız cuma ve yalnız cumartesi tutulan oruç. Cuma veya cumartesi günleri oruç tutulması tavsiye edilen bir güne rast gelse, meselâ arefe gününe veya şâbanın on beşine rast gelse, o zaman mekruh değildir. Böyle hiçbir sebep yokken oruç için bu günleri tercih etmek uygun değildir.
4. Visâl orucu. Arada iftar edilmeyip iki üç gün peş peşe oruç tutmak da mekruhtur.
5. Ücret veya maaşla çalışanın işverenden izinsiz tuttuğu nâfile oruç. Buradaki kerâhet işine engel olacaksa söz konusudur. Bu durumda izin almalıdır. Fakat böyle bir zarar yoksa işverenden izin alması gerekmez.
6. Hacılar için zayıf düşeceği takdirde “terviye” ve “arefe” (zilhiccenin sekiz ve dokuzuncu) günlerinde oruç tutmak mekruhtur. Çünkü bu durumda farz olan hac ibadetini yerine getirmekten âciz kalabilirler.
Hayız ve nifas halindeki kadının oruç tutması haramdır. Tuttuğu oruç da sahih ve geçerli değildir. Bu durumdaki kadınlar, tutamadıkları oruçları temiz günlerinde kazâ ederler. Namazlarını ise kazâ etmeleri gerekmez.
Oruç tuttuğu takdirde ölüm tehlikesi söz konusu olan yahut sıhhatinin tehlikeye düşmesinden korkulan kimsenin oruç tutması da haramdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir